Patron ve avukatı, işe iade davasını kazanıp işbaşı yapan işçiyi dövdü!

0

İstanbul Esenyurt’taki Saadet Gıda adlı firmada sendika çalışmasına katıldığı için işten atılan, işe iade davasını kazanıp yeniden işbaşı yapan Mahfuz Yaşıt, işe başlamasının dördündü gününde önce patron ve yeğeni tarafından, sonra “arabulucu” olarak getirilen patronun avukatı tarafından darp edildi. Gıda İş, “Patronların zorbalığı, bizleri işçilerin haklı ve onurlu davasından vazgeçirmeyecek” açıklaması yaptı.

DİSK’e bağlı Türkiye Gıda Sanayii İşçileri Sendikası (Gıda İş) Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada, işe iade davasını kazanıp yeniden işbaşı yapan Mahfuz Yaşıt’ın patron ve akrabası tarafından kumpas kurularak dövülmesi protesto edildi.

Esenyurt’ta faaliyet gösteren Saadet Gıda adlı firmada çalışan Mahfuz Yaşıt, yaklaşık iki yıl önce iş yerinden  sendikalaşma çalışmasına katıldığı için işten çıkarıldı. Açtığı işe iade davasını kazanan Mahfuz Yaşıt, hafta başında yeniden işbaşı yaptı. Yaşıt, işbaşı yapmasının dördüncü gününde patronlarda Sübet Çiçek ve yeğeni Sebahattin Çiçek tarafından feci şekilde dövüldü.

Gıda İş’ten yapılan açıklamada olay şöyle anlatıldı:

  • Bundan yaklaşık 2 yıl önce üzerine kara bir iftira atılarak işten çıkartılan üyemiz Mahfuz Yaşıt şimdi de patron, patronun akrabası ve avukat tarafından feci şekilde dövüldü. Sendikalaşma mücadelesi yürüttüğümüz Saadet Gıda’da yaklaşık 2 sene önce örgütlenmenin başını çekenlerden biri olan Mahfuz arkadaşımız bu sebeple işten atılmıştı. Yılmadık, pes etmedik işe iade davasını kazandık ve mahkemelerce de haklı bulunduk.
  • 5 gün önce geçtiğimiz Pazartesi günü üyemiz Mahfuz Yaşıt, alnı açık ve onurlu bir şekilde iş başı yaptı. Mahkemelerin de hukuki olarak sendikalaşma mücadelemizi haklı bulduğu bir ortamda, üyemize iş başı yapmasının 4.gününde yani dün sabah saatlerinde bir kumpas kuruldu. Evrakların eksik bahanesiyle kameraların olmadığı bir odaya çekilen Mahfuz Yaşıt, patronlardan Sübet Çiçek ve onun yeğeni Sebahattin Çiçek tarafından hunharca dövüldü. Önüne konan arabuluculuk tutanağı zorla imzalatılmak istendi.

“ARABULUCU OLARAK GETİRİLEN AVUKAT DA DARP ETTİ” İDDİASI

  • Bu da yetmedi üyemiz, iş yerine ait Kıraç’taki bir depoya götürülerek dövülmeye devam edildi. Ve bu depoda üyemiz, “arabulucu” olarak getirilen avukat Abdullah Yazıcı tarafından da darp edildi.
  • Şimdi soruyoruz mahkemeler üyemizi ve sendikamızı haklı bulmuşken, patronlar bu gücü nereden almaktadır? Engelli bir işçiye haince saldırmak insanlığa sığar mı? Hükümetin öve öve bitiremediği arabuluculuk sistemi, işçileri dayak ve şiddet yoluyla mı ikna edecektir? Avukat Abdullah Yazıcı tarafından icra edilen arabuluculuk (uzlaştırma) görevi bu uygulamanın pratik bir örneğidir. Bu arabuluculuk sistemi reklamlar aracılığıyla bir algı operasyonuyla işçinin yararına olan uygulama gibi gösterilirken, sendikamız ve emek örgütleri yüksek sesle itiraz etmişti.

“ARABULUCULUK İŞÇİLERİN ALEYHİNE BİR UYGULAMA”

  • Şimdi ne kadar haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıkmıştır. Arabuluculuk sistemi eşitsiz bir uygulamadır, daima işçilerin zararına işleyecek bir düzenlemedir. İşçi ve emekçilerin haklarını elde edebilmesinin tek koşulu sendikalı olarak çalışması ve özgür bir toplu sözleşme sürecine dahil olmasıyla gerçekleşecektir. Sendikal barajların olmadığı, işçilerin özgürce sendikasını seçebildiği, sendikalaşan işçinin işten atılma kaygısı yaşamadığı ve özgür demokratik toplu sözleşme süreçlerinin hayata geçirildiği bir çalışma yaşamı ile işçi ve emekçiler haklarını kazanacaktır.
  • Buradan bir kez daha seslenmek istiyoruz. Patronların bu zorbalığı, işçilerin vermiş olduğu haklı ve onurlu davadan bizleri vazgeçirmeyecektir. Sendikalaşma mücadelesine devam edeceğiz. Ağır çalışma koşulları altında ezilen, sağlıksız ve havasız ortamlarda hastalanma pahasına çalıştırılan ve açlık sınırının altında kuru bir maaş reva görülen Saadet Gıda işçileri, anayasal güvenceleri olan sendikalaşma hakkını en ileriden hayata geçirecektir. Saadet Gıda işçileri artık insanca yaşamak ve insanca çalışmak istemektedir. Hiçbir zorbalık onları bu yoldan döndüremeyecek, aksine daha da güçlendirecektir.
  • Üyemiz Mahfuz Yaşıt’a atılan bu yumruklar onun şahsında hakkını arayan, fabrikalarda iş yerlerinde alın teri döken Türkiye işçi sınıfına atılmıştır. Tüm sendikaları, emek ve meslek örgütlerini, demokratik kitle örgütlerini ve emekten, haktan yana kamuoyunu sendikalaşma mücadelemize omuz vermeye çağırıyoruz. Yaşasın İşçilerin Birliği! Yaşasın Sınıf Dayanışması!
Share.

Bir Cevap Yazın