Avukatların da huzurevi olacak…

0
İstanbul Barosu seçimlerinde başkan seçilen “Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu”nun adayı Mehmet Durakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her görüşteki avukattan oy aldıklarını belirterek, şimdiye kadar hiç yapılamayan hizmetleri gerçekleştirdiklerini söyledi.

Avukatların sorunlarını çözmek için yeni projeler geliştirmeye çalıştıklarını ifade eden Durakoğlu, baronun kadın hakları alanındaki çalışmalarına değindi.

Durakoğlu, nüfus fazla olduğu için İstanbul’un kadın cinayetleri sıralamasında birinci sırada yer aldığını dile getirerek, “İstanbul adet olarak birinci ama nüfusa oranladığında birinci sıralarda değil.” dedi.

Şiddette uğrayan kadınlarla ilgili avukatların mücadelesinin önemine vurgu yapan Mehmet Durakoğlu, avukatları şiddete uğrayan kadının yanına erkenden gönderebilmek, uzaklaştırma kararını hemen alabilmek için çalıştıklarını anlattı.

Baro Başkanı Durakoğlu, şöyle devam etti:

“Bunu başararak çok büyük hayatlar kurtardığımızı düşünüyoruz. Şu anda şiddete uğrayan kadınlar bize başvurduğunda kadın hakları merkezimiz var. Adli yardımda görevli 7 bin avukat var. Bunun 4 binine sadece bu alanda eğitim verdik. 4 bin avukat şiddete uğrayan kadına ne yapılacağının uzmanı. ‘Uzaklaştırma kararını nasıl alacaksın, uymayan adamı nasıl uzaklaştıracaksın, onunla ilgili hangi ceza tedbirlerinin uygulanması lazım, şiddete uğrayan kadının boşanma davasını nasıl götüreceksin’ gibi konularda eğitim verdik. Biz o kadına, adli yardıma göre ‘Git bize fakir olduğuna dair muhtardan kağıt getir.’ demiyoruz. Önce sorununu hallediyoruz, mesela uzaklaştırma kararını alıyoruz, yargılamaya giriyoruz, adam uzaklaştırmayı ihmal etmişse onun şikayetini yapıyoruz, sonra o prosedürleri hallediyoruz. Kadına ‘Git de mahallene kocandan dayak ye, olmadı bir de seni öldürsün.’ demiyoruz. Bu yaklaşımlar içerisinde geliştirdiğimiz 4 bin avukatımız var.”

Mehmet Durakoğlu, “Ben yoksulum, çalıştığım yer kıdem tazminatımı vermedi” diye baroya başvuran kişi ile şiddete uğrayan kadına atanan avukatın farklı olduğunu ifade ederek, “Öfke sırasında avukatın orada olup olmamasıdır önemli olan. Tam o sırada orada olabiliyorsanız, ulaşabiliyorsanız pek çok şeyi engelleyebiliyorsunuz. Psikolog ve sosyologlarla da ayrıca bir ders yapılıyor ama bizim için önemli olan bu olayda hangi stratejinin izleneceğidir. Bizim için en temel nokta o anda hayat kurtarmak, şiddete uğramasını devam ettiren süreci bir yerde kesebilmek, ikincisi de davasını sürdürebilmek.” şeklinde konuştu.

– “Avukat duruşmanın sırasını cep telefonundan öğrenebilecek”

Durakoğlu, avukatlar için duruşma beklemenin önemli bir problem olduğunu kaydetti. Durakoğlu, iş yükünden kaynaklanan nedenlerle duruşmaların başlama saatinde aksaklıklar yaşandığını anlatarak, şunları kaydetti:

“3-5 dakika arayla, aynı saate 20 duruşma koyarak duruşma yapılıyor. Bir ortak noktada yıllardır buluşamadık. Teknolojik devrimin sonucu olarak çözüm bulmaya çalışıyoruz. UYAP içerisinde yeni bir sistemle entegre ederek, meslektaşımıza, cep telefonundan mahkemede duruşmasının kaçıncı sırada olduğu, öndeki dosyaların görülüp görülmediği gibi bilgileri verebilmeye çalışıyoruz. Sisteme içeriden yardım eden kişi gerekiyor. Bunu sağlayabilirsek sistem olarak buna hazırız. En azından belki yine 09.00 duruşmasına 10.00’da girmesini engelleyemeyeceğiz ama en azından duruşmasının ne zaman başlayabileceğini görmüş olacak. Meslektaşımıza duruşmanın sırasını öğrenebileceği bir sistem geliştiriyoruz.”

– “Yeni bina Beyoğlu’na uygun yapılıyor”

Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki baro binasının yeniden yapımına ilişkin de bilgi veren Durakoğlu, binanın, manevi değeri olduğunu vurguladı. Durakoğlu, 60 yıl önce 30-35 avukatın bir araya gelerek kurduğu İstanbul Barosu Yardımlaşma Sandığı’nca satın alınan binanın cüzi bedelle baroya kiralandığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“138 yıllık baro, 60 yıldır bu binada. Baro, tarihinin çok önemli dönemlerini bu binada geçirdi. Sokağın adı, efsane başkanlarımızdan Orhan Adli Apaydın’ın ismini taşıyor. Binamız depreme karşı artık dayanıklığını yitirmişti. Sıkıntımız vardı. Bodrum katlarında toplantı salonu olduğu için sürekli kalabalığın içinde dolaştığı bir yerdi. Şimdi eski bina yıkılarak, yenisi yapılıyor. 6 katlı bir bina yapılıyor. 4. katına kadar tamamlandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da bu konuda bize çok yardımcı oldu. Binanın eskiden modern bir görünümü vardı. Şimdi daha çok Beyoğlu’na, İstiklal Caddesi’ne uygun bir görüntüsü olacak. Beyoğlu’na uygun bir bina olması için mimarını Topbaş buldu. İstanbul Barosu’na uygun bir yapı olarak ortaya çıkacak. Dış görünüşü itibarıyla adalet heykelleriyle süslü bir yapı olacak. Altında toplantı salonu olacak. Tiyatro gösterileri bile yapılabilecek. Beyoğlu’nda inşaatlarda sadece geceleri çalışıldığı için bina 2017’de tamamlanacak. Tarihe bırakacağımız en önemli belgelerden birisi bu bina olacak.”

– Avukatların da huzurevi olacak

Mehmet Durakoğlu, baronun Kanlıca’daki ilk sosyal tesisinin ardından Balmumcu’da da ikincisinin açılacağını belirterek, bu binanın da inşaatının tamamlandığını, işletmecinin belirlenmesinin ardından şubat gibi hizmete gireceğini bildirdi.

İstanbul Barosu’nun, uzun yıllardır gündemde olan avukatlar için huzurevinin merhum Maliye Bakanı Kemal Unakıtan zamanında defterdarlık tarafından tahsis edilen Büyükçekmece’deki arazi üzerine yapılması için proje hazırlandığını belirten Durakoğlu, şu bilgileri verdi:

“Yönetmeliğe göre 4 yıl boyunca yapılan ön sözleşmenin her yıl imzalanması gerekiyor. Eksiklikleri 4 yıl içerisinde tamamlamak zorundasınız. 3. yılı tamamladık 4. yılda projelerimiz hazırdı. O zamanki maliye bakanı 4. yıl sözleşmesini imzalamadı. Niye imzalamadığını da söylemedi. İptali için açtığımız davayı kazandık. Öğrendiğimiz kadarıyla Maliye Bakanlığı, ‘Mahkeme kararına uyun, sözleşmeyi imzalayın’ diye defterdarlığa yazı yazmış. Bizim zaten projesine kadar her şeyimiz hazır. Hemen ruhsat alabilecek konumdayız. Büyükçekmece Gölü’ne hakim 12 dönümlük bir arazi burası. İlk anda çok geniş büyük bir inşaat yapmayacağız. Sonra geliştirebileceğimiz bir proje. Bir sosyal tesis içerisine huzurevi olacak. İnşaatından çok yönetimiyle ilgili sorunumuz var. Huzurevinin doktoru, hemşiresi olması gerekiyor. Ya bakanlıkla ya da avukatlar vakfı ya da Türkiye Barolar Birliğinin bir vakfı var, belki onlarla işletmesini yaparız.”

Mehmet Durakoğlu, İstanbul Barosu’nun adli yardım sisteminin de devam ettiğini, önümüzdeki dönemde daha da geliştirileceğini söyledi.

Kaynak: Timeturk

Share.

Bir Cevap Yazın